Haber: Aslı Akış
“ULUS, DEVLETİ YAŞATMANIN OLMAZSA OLMAZ KOŞULU”
Derneğin amaçları anlatan TESUD Bolu Şube Başkanı Ahmet
Şerafettin Yamaner; “TESUD Bolu Şubesi olarak bizde derneğimizi 06 Nisan 1984
tarihinde kurduk. Atatürk İlke ve İnkılaplarının
takipçiliğini yapmayı, ülkenin ve ulusun bölünmez bütünlüğünü korumayı, birlik
ve beraberliğimizin güçlendirilmesi çalışmalarını yapmayı, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin gerektiğinde Sivil Toplum Örgütü olarak yasalara uygun bir
şekilde sesinin duyurulmasının sağlanmasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
dediği gibi; Ulus, Devleti yaşatmanın olmazsa olmaz koşulu “Yükümlülüğünün eşit
derecede paylaşılmasıdır. Toplumun tüm kesimleri ile barışık ve onları
birleştirici bireylerin tam güveninin kazanılması, etkin bir demokratik toplum
kuruluşu olmayı amaçlamıştır” diye konuştu.
“ATATÜRK KİMDİR?”
Ahmet Şerafettin Yamaner; emekli, subayların en büyük
hastalığının meslek hastalığı olduğunun altını çizerek, Türk silahlı
kuvvetlerinin vatanı için seferber olduğunu söyledi. Yamaner; “27 Kasım 1978 Tarihinde Birleşmiş Milletler
Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ( UNESCO ) 152 ülkenin oybirliği ile yapmış ve
dünyaya dağıtmış olduğu Atatürk tanımlaması şöyledir: Yayılmacılığa karşı
savaşan ilk önder, İnsan haklarına saygılı, dünya Barışının öncüsü, renk, din,
ırk ayırımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu’
dur.
31 Temmuz 1920 tarihinde Afyon Kolordu Dairesinde
Subaylara hitaben şu konuşmayı yapmıştır.
“ Dünyada hayat için, insanca yaşamak için özgürlük
lazımdır. Özgür olmak için kuvvetli olmak ve bunun varlığını ispatlamak
gerekir. Kuvvet Ordudur. Ordu düşmanlarımızın birinci saldırı hedefi olmuştur.
Orduyu imha etmek için kesinlikle Subayını yok etmek, küçük düşürmek gerekir.
Bundan sonra milleti yok etmek için sorun ve engel kalmaz.” diyerek bütün
oyunların subayların üzerinde oynanacağını, subaylara kurulan tuzağın millete kurulmuş
olacağını belirtmiştir. Harbiyeliler olarak Ata’mızı her geçen gün daha çok
özlüyoruz. Bütün olumsuzluklara rağmen; Hiçbir güç Türk Ulusunun Ordusuna
güvenini sarsamaz.
“TÜRK SİLAHLI
KUVVETLERİ VATAN GÖREVİ İÇİN SEFERBERDİR”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk bakın ne diyor. Arkadaşlar
Türkiye en zayıf sanıldığı bir zamanda en kuvvetli olduğunu ordusu ile
kanıtlamıştır. Yeri geldiğinde “ Para Vardır – Para Yoktur, İster Olsun İster
Olmasın Ordu Vardır.” “Bir Ordunun Kudreti zabıta ve Komuta heyetinin kıymeti
ile ölçülür” diyen En Büyük Komutanımız. Türk Ordusuna ve Orduyu idare ve
komuta eden Subaylara seslenmiştir. Emekli Subayların görülen en önemli
sorunlarından birisi meslek hastalığıdır. Karda, Yağmurda, Çamurda, gece, gündüz
görev yapan Komutanlık sorumluluğu omuzlarına yüklenmiş, her şeyin hesabı ondan
sorulan Silahlı Kuvvetlere girerken demir gibi, çelik gibi olan insanlar
ayrılınca kendilerini boşlukta bulmaktadırlar. Bir Pilot Subay uçuşta yukarı
doğru hareketin sonucu 90 Kilo iken sırtına 800 Kilo yük biner. Kan beyninden
çekilir. Bir dakika içinde beyninde 50.000 hücre ölür. Boksörün başına yumruk
geldiği gibi. Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda vatan görevi için seferberdir.
“ASKERİN MORALİNİN
YÜKSEK TUTULMASI ÖNEMLİ”
Şu anda Suriye’de, Kuzey Irak’ta, Kıbrıs’ta görevli
Subay, Astsubay, Uzman Erbaş ve Erlerin eşleri, çocukları ve aileleri rahat
uyku uyuyabiliyor mu? Evinin ihtiyacını soran var mı? Kamu Kurum ve
Kuruluşlarındaki yetkililerin Subay Ailelerine bir ihtiyaçları olup olmadığı
sorulmalı ve yanınızdayız mesajı verilmelidir diye düşünüyorum. Harbin soğuk
yüzünü askerleri ile beraber yaşayan biri olarak Milletinden istediği moralinin
yüksek tutulmasıdır.
Muharebede cephane ne kadar önemli ise Askerin moralinin de
yüksek tutulması o kadar önemlidir.
Moral savaşma gücünü artırır. Sağduyusuna güvendiğimiz
yazılı ve görsel basınımızı milli menfaatler ve çıkarlar doğrultusunda konuyu
değerlendirirken çok dikkatli ve hassas davranmasını bekliyoruz.
Subay Harp Okulundan mezun olurken şu yeminine sadık
kalacağını çok iyi bilmektedir ve o karakterdedir.
“Barışta ve savaşta, Karada, Denizde ve Havada her zaman
ve her yerde Milletine ve Cumhuriyetine doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve
kanunlara ve nizamlara ve emirlerine itaat edeceğine ve askerliğin namusunu
Türk Sancağının şanını canından aziz bilip icabında Vatan, Cumhuriyet ve vazife
uğrunda seve seve hayatımı feda eyleyeceğime namusum üzerine and içerim.” der.
“Biz emekli subaylar bu yemine sadık kalarak huzur içinde
hizmetimizi tamamladık. Emekli olduktan sonra birlik beraberliğimizin temini ve
ülkeye hizmetin devamı olarak bu derneği kurduk” diyen TESUD Bolu Şube Başkanı
Ahmet Şerafettin Yamaner şunları kaydetti:
BİRLİK VE
BERABERLİK ÜZERİNE
Vatan Görevini yapmaya gelen her erkek Kışla içerisine
girer girmez Askeri elbiseyi giyer. Asker elbisesi içinde herkesin hedefi
aynıdır. Vatanın bütünlüğü, Milletin Birliği. Türkiye’nin coğrafi yapısından
dolayı Türk’ü, Kürt’ü, Lazı, Çerkezi, Abazası, Gürcüsü, Alevisi, Sunnisi bizim
için aynıdır. Herkes kanunlar önünde eşittir, insandır. Kimse giyiminden, kılık
kıyafetinden, dininden, siyasi görüşünden dolayı kınanamaz. Sorgulanamaz. Hepsi
Türk Vatandaşıdır.1970 yılında Manisa’da Er Eğitim Alayında Teğmen olarak görev
yapmaktayım. Askerlerimizin içinde Türkçe konuşamayan askerlerimizin yanına
birer çavuş vererek Türkçe öğrenmesini sağlardık. Gece derslerinde Türkçe
öğretirdik. Biz bu askerlerimizle ülkenin çıkarları doğrultusunda Çanakkale’de,
Kurtuluş Savaşında Kıbrıs’ta savaşa katıldık. Başarı kazandık. Her atılan mermi
hedefe isabet ettiğinde Komutanım Vurdum diye sevinçten üzerime atlarlardı.
“BİR ANIMI SİZLE
PAYLAŞMAK İSTERİM”
Bundan bir kaç sene önce Türkiye Muharip Gaziler Dernek
Başkanları toplantısı Genel Başkanlıkça Bolu Termal Otelde yapıldı. Bende
Bolu’da Tek Gazi Subay olmanın dolayısıyla bu toplantıya davet edildim. Salonda
boylu poslu, gösterişli madalyalı üç Gazi karşıma gelip selam verdiler.
“Komutanım biz Kıbrıs Harekâtında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında Askerinizdik
dediler. Birisi ben Trabzon Muharip Gaziler Dernek Başkanıyım, birisi Bursa,
birisi Şanlı Urfa Muharip Gaziler Dernek Başkanıyım diye tekmil verdiler.
Şanlı Urfa Muharip Gaziler Dernek Başkanı Hasan Arslan
kendini tanıtırken “Komutanım benim anam
Kürt, babam Kürt, bende Kürt çocuğuyum.” deyip ceketinin sol iç cebini
göstererek iç cebine Türk Bayrağı diktiğini görünce çok duygulandım ve
kendisini kucakladım. Bana “ Komutanım ben Türk Vatandaşıyım. Siz emredin
sizinle her yerde düşmana karşı savaşırım. Sizin emrinizle Şanlı Urfa’dan
Bolu’ya koşarak gelirim. Urfa’da Valilik ve Belediyeden sonra en büyük Türk
Bayrağı Bizim Muharip Gaziler Derneği Bayrağımızdır.” deyince inanın çok
duygulandım.
İşte Türk Vatandaşı olmanın gururunu yaşayan bir Kürt
çocuğumuz. Bu güzel konuyu Liselerde verdiğim Kıbrıs Konulu Konferanslarında
cep telefonumla öğrencilere hep dinlettim. Öğrencilerimizde Gazi Hasan Arslan’ı
çılgınca alkışladılar. Hasan Arslan “Bizi Bölücülerle, Teröristlerle bir
tutmasınlar, Karıştırmasınlar.” diye isteklerini iletmiştir. Siyasetle uğraşan
siyasilerimiz de konuşmalarında seciyeli ve seviyeli siyaset yapmalıdırlar.
Dinimiz, Dilimiz, Kültürümüz, Vatanımız her şeyimiz
birken siyasi görüş farklılıkları dolayısıyla insanlarımızın kutuplaşmasından
kaçınmalıyız. Siyaset olmayınca Demokrasi olur mu? Eşitlik, Adalet olur mu?
Elbette olmaz. Ancak siyaseten parçalanmamız kimin işine yarar. Tabii ki
Türkiye’yi parçalamak, işgal etmek isteyen emperyalist güçlerin işine yarar. Bazen
ülkemizin siyaset dünyasında gördüğüm bu durumdan dolayı çok ama çok
üzülüyorum. İnşallah kendimizi gelecekte daha ılımlı, seviyeli ve seciyeli hale
getiririz. Herkes tarafından bilinmelidir ki; Türk Silahlı Kuvvetleri daha nice
Şehitler verse de Yüce Türk Milletinin birlik ve Vatanının bütünlüğünü koruma
azim ve kararlılığındadır.
Bu duygu ve düşüncelerle bu güzel yurdu düşmanlardan
kurtaran ve bizlere emanet eden başta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu
en büyük Komutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak
üzere tüm Şehit ve Gazilerimizi rahmetle anarken yaşayan Gazilerimize de
sağlıklı mutlu günler geçirmelerini dilerim.”







