Bolu
2. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, askeri okullara öğrenci hazırladığı
iddiasıyla “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan tutuklu yargılanan
üniversite öğrencisi Vedat Y. katılırken avukatı duruşmada yer almadı.
Kimlik
tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından, sanığın savunmasına
geçildi.
Avukatının
duruşmada olmadığını belirten sanık, savunma yapmak istemedi.
Mahkeme heyeti, sanığın bir sonraki duruşmada avukatının huzurunda savunma yapmasına
karar verdi.
Duruşmada
tanık olarak dinlenilen Ş.Y, daha önce verdiği beyanını tekrar ettiğini dile
getirerek, “Sanık cemaate ait eve gittiğimizde bizimle ilgilendi. Maddi
durumumuz iyi olmadığı için askeri okullara gitmemizi tavsiye etti. Örgüte ait
evde askeri okullara hazırladı. Ayrıca okulda bulunduğumuz dönemde bizimle
görüştü ve yapı ile bağımızın kopmamasını sağladı.” diye konuştu.
Tanık
İ.G de Bolu’da üniversitede okuduğu 2012’de askeri okullara girmek istediğini
anlatarak, “Kalacak yer bulamadığım için yapıya ait bir evde konakladım.
Daha sonra askeri okullara hazırlanma gereği duydum. Yapı içinde bulunan
birtakım şahısların bu sınavlar için bir grup oluşturduğu söylendi. Ben de
2013’te bu gruba katıldım. Grupla sanık ilgileniyordu. Evde benimle birlikte 3
kişi daha vardı.” ifadelerini kullandı.
Yanlarına, bazen sanık ile birlikte başka
kişilerin de geldiğini anlatan İ.G, şunları kaydetti:
“Eve
gelen bazı şahıslar mülakatlarda nasıl davranmamız gerektiği ve nasıl
giyinmemiz gerektiğini anlatıyordu. Evde Fetullah Gülen’e ait kaset ve CD’ler izletiliyordu.
2013’te jandarma astsubaylığını
kazandım. Sanık okul döneminde ankesörlü telefonla bizi arayarak görüşme talep
etti.”
Tanık
O.K ise sanıkla 2013’te askeri okullara hazırlanmak için tanıştığını aktararak,
“Kod adı ‘Volkan’dı. Askeri okullara özendirme konusunda sözler söyleyerek
tavsiyelerde bulundu. 2013’te yapılan sınavda jandarma astsubay okuluna girdik.
Burada bulunduğumuz 2 yıllık süre boyunca da bu şahıs bizimle irtibat kurarak 2
haftalık aralarla bizimle görüşmeye devam etti.” diye konuştu.
Mahkeme
heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 18 Eylül’e
erteledi.
İkinci duruşma
Aynı
mahkemedeki ikinci duruşmada ise “silahlı terör örgütü üyeliği”
suçundan tutuksuz yargılanan görevinden ihraç edilen yüzbaşı M.A. savunma
yaptı.
Hakkındaki
iddiaları reddeden M.A, ardışık arama tespitlerinin tutarsız olduğunu öne
sürdü.
Evinin
olduğu bölgede çok sayıda baz istasyonu olduğunu ifade eden M.A, bu nedenle söz
konusu tespitin sağlıklı olmadığını savundu.
M.A,
hakkındaki tanık beyanlarını da kabul etmeyerek, bu iddialarla ilgili savunma
yaptı.
Sanığın
savunmasının ardından eski askeri personel E.G. tanık olarak dinlenildi.
E.G,
sanığı darbe girişiminden birkaç gün sonra Şemdinli’de görevli bulunduğu kışlada
gördüğünü dile getirerek, “Bu kışlaya, tayini çıktığı için ilişiğini
kesmek için gelmişti. Karşılaştığımızda bana ‘Ya olmadı, yapamadılar,
beceremediler.’ anlamında bir söz söyledi. Söylediği sözlerin birebir böyle
olduğunu hatırlamıyorum. Ama söylediklerini, bu yapının darbe teşebbüsünü
gerçekleştiremediğinden bir hayıflanma gibi anladım. Ben de ‘Darbe olsaydı
eşinle çocuğunla rahat gelebilecek miydin?’ diye bir söz söyledim. Bunun
üzerine şahsa nizamiyeden biri seslendi. Cevap vermeden yanımdan ayrıldı.”
ifadelerini kullandı.
M.A’nın
örgütle irtibatı olup olmadığı konusunda bilgisi olmadığını belirten E.G, bu
nedenle örgüt üyesi olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemeyeceğini kaydetti.
Mahkeme
heyeti, duruşmayı diğer tanıkların dinlenilmesi ve eksik hususların giderilmesi
için 11 Eylül’e erteledi.





