Bolu’da
10’uncu sınıfa giden lise öğrencisi Emirhan Kavalcı, 2005 yılında DMD
hastalığına yakalandı. 2014 yılında annesini kalp krizi sonucu kaybeden
Emirhan’ın hastalığı ilerledi. Emirhan, hayatını tekerlekli sandalyede
sürdürmek zorunda kaldı. Emirhan’ın babası Hüseyin Kavalcı eşi öldükten sonra
oğlunun bakımını tek başına üstlendi. Oğlunun her türlü ihtiyacını gideren
Hüseyin Kavalcı, evladının eğitimi için de büyük fedekârlık yapıyor. Hüseyin
Kavalcı, her gün kitaplarını ve çantasını hazırlayıp, Emirhan’ı sırtında hafif
ticari aracına taşıyıp okula götürüyor. Hüseyin Kavalcı, oğlunu sınıfındaki
sırasına yerleştirdikten sonra okuldan ayrılıyor. Baba Kavalcı, öğle arası da
okula giderek oğluna yemeğini getiriyor ve ders çıkışında da Emirhan’ı tekrar
alıp evine götürüyor.
Uzun
yıllardır oğlunu araca sırtında indirip bindirmesi nedeniyle bel fıtığı olan
Hüseyin Kavalcı, Emirhan’ı taşıyamayacağı için ameliyat olmaktan kaçınıyor.
Baba Kavalcı’nın oğlunun eğitim hayatı için yaptığı fedakârlık öğretmenler ve
çevresinde de takdirle karşılanıyor.
Türkiye
Taşkömürü Kurumu’ndan emekli Hüseyin Kavalcı, “Benim çocuğum 2005 yılında
DMD hastalığına yakalandı. 2014’te annesi vefat etti. O zamandan bu zamana
akülü arabaya biniyor. Çevremizdekilerden de güzel tepkiler alıyorum. Benim
gayem çocuğumun evde dört duvar arasında kalması değil, benim çocuğumun gelip
okulda arkadaşları ile diyalog içinde olması. Koridorlarda, bahçelerde
dolaşması yani arkadaşlarıyla sosyalleşmesi. Benim amacım bu” dedi.
Yaptıklarının
bir baba olarak kendisine yorucu gelmediğini ifade eden Hüseyin Kavalcı,
“Fedakârlık yaptığım için memnunum, yadırgamıyorum. Ölene kadar ben bunu
baba olarak yapmaya mecburum. Her aileye, her veliye bunu tavsiye ederim. Her
gün çocuğu alıyorum, geliyorum. Bir baba olarak bana yorucu olmuyor. Biz artık
bu hastalığı kabullendik” diye konuştu.










