Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat ve Doğa
Bilimleri Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Eğitimi Bölümünde yüksek lisans
yapan Arslan, “Köroğlu Dağları’nda Kara Akbaba Popülasyonu Üzerinde
Araştırmalar” başlıklı çalışma yürüttü.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Bolu Şube Müdürlüğünün de
desteğiyle yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmada, Köroğlu Dağları’nda 37 saha
çalışması yapıldı.
Yuva ve yuva alanı tercihleri ile popülasyonu tehdit eden
koşulların belirlenmesinin amaçlandığı çalışmada, Köroğlu Dağları’nda türe ait
83 yuva tespit edildi, 60 çiftin üreme aktivitesi gösterdiği belirlendi.
“KÖROĞLU DAĞLARI’NDA
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KOLONİSİNİ TESPİT ETTİK”
Doç. Dr. Cihangir Kirazlı, yaptığı
açıklamada, Türkiye’nin kara akbabanın ürediği önemli yaşam alanlarına sahip
olduğunu, kısıtlı çalışma olanaklarına rağmen özellikle 2000’li yıllardan itibaren
tür üzerine yapılan çalışmalarla üreme alanlarının ortaya çıkarılmaya
başlandığını ve Eskişehir-Ankara hattı üzerinde büyük koloniler tespit
edildiğini söyledi.
Kirazlı, 2018’de başlatılan projeyle Köroğlu Dağları’nda
Türkiye’nin “en büyük kolonisi”ni tespit ettiklerini aktardı.
Kuzey Batı Anadolu popülasyonunun neredeyse tamamını
belirlediklerini dile getiren Kirazlı, şunları kaydetti:
“Ancak daha çalışılması gereken Kuzey İç Anadolu ve
Kuzey Doğu Anadolu bölgeleri mevcut olup proje desteği aldığımız takdirde bu
alanlarda yeni üreme kolonileri ve çeşitli ekolojik veriler elde edilebilecek
ve Türkiye popülasyonu tam anlamıyla ortaya çıkarılmış olacaktır. Burada
yapılan çalışmalar sadece sayısal verileri, yani ‘Ne kadar kara akbaba var?’
sorusunun yanıtı için değil, aynı zamanda korunması için çeşitli ekolojik,
etolojik ve genetik kaynaklı verilerin elde edilmesi için yapılmıştır. Ne var
ki bu bilgilerin elde edilmesi, uzun soluklu saha çalışmaları ve ciddi maddi
destekle mümkün olabilmektedir.”
“KÖROĞLU
DAĞLARI TÜRKİYE’NİN ‘EN BÜYÜK ÜREME ALANI’ OLARAK BELİRLENDİ”
Şafak Arslan da proje kapsamında yaptıkları tespitin çok
önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’de kara akbabanın popülasyonu hakkındaki
çalışmaların sınırlı olduğunu aktaran Arslan, “Kara akbabanın
popülasyonuyla ilgili özellikle Batı Anadolu dışındaki alanlarda bilgimiz
yetersiz. Batı Anadolu’daki önemli kara akbaba üreme alanlarının başında
Köroğlu Dağları’nın geldiği düşünülmekteydi. Köroğlu Dağları, Ankara ve Bolu
sınırında bulunan yaban hayatı açısından oldukça zengin ve önemli bir bölge. Bu
bölgede kara akbabaların ürediği biliniyordu ancak sayıları ve üreme bölgeleri
tam olarak bilinmiyordu. Bu soruların cevabını bulabilmek ve koruma
çalışmalarına altlık oluşturması amacıyla Köroğlu Dağları’nda kara akbabanın
popülasyonu üzerine çalışmayı düşündük.” diye konuştu.
“TÜM YUVALAR YAŞLI
KARAÇAM AĞAÇLARINDA”
Arslan, Mart 2018’de başladıkları saha çalışmalarını
geçen yıl kasım ayında tamamladıklarını aktararak, “Çalışma kapsamında 60
çiftin bölgede ürediğini belirledik. Bu sayıyla Köroğlu Dağları Türkiye’nin ‘en
büyük üreme alanı’ olarak belirlendi ayrıca bu bölgede Avrupa’daki çoğu ülkeden
daha fazla kara akbaba ürüyor. Bölgedeki tüm yuvalar yaşlı karaçam ağaçlarında.
Yuvaların yaşlı karaçam ağaçlarında tercih edilmesinin en önemli sebebi;
yaşlandıkça tepe tacının yassılaşıyor olması ve kara akbabaları taşıyabilecek
yapıda olmasıdır.” ifadesini kullandı.
“UYGUN YUVA ALANI
HER YERDE BULUNMUYOR”
Çalışmalarında akbabaları rahatsız etmeden yuvaların
neredeyse tamamının dürbün ve teleskop yardımıyla tespit edildiğini dile
getiren Arslan, “Yuva ağaçlarının ölçümü ise yavruların yuvadan uçtuğu
tarih olan eylül ayı itibarıyla gerçekleşti. Böylesine büyük ve önemli bir
canlı için uygun yuva alanı her yerde bulunmuyor. Bu nedenle türün
devamlılığının sağlanması için yaşam alanlarının mutlaka korunması gerekiyor.
Üreme alanlarında insan faaliyeti yapılmamalı veya sınırlı seviyede
olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
“PROJELER
DESTEKLENMELİ”
Arslan, elde edilen veriler ışığında gelecekte hem bölge
içerisinde hem de Türkiye çapında yapılması gereken çalışmalar olduğuna dikkati
çekerek, türün Türkiye geneli popülasyonu ve üreme alanlarının tam olarak
ortaya çıkarılması ve Türkiye’deki tehdit faktörlerinin net olarak belirlenmesi
gerektiğini vurguladı.
Bu çalışmaların yanında alanda düzenli olarak izleme
çalışmaları yapılmasının kara akbabanın davranışı ve ekolojisi hakkında daha
detaylı bilgiler vereceğini belirten Arslan, bu konuda çalışan bilim insanlarının
projelerinin desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.







