Bolu’nun önemli turizm merkezlerinden birisi olan Abant
Tabiat Parkı’nda “Orman Ceza Hukuk Sempozyumu” düzenlendi. Düzenlenen
sempozyuma Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Bolu Belediye Başkanı
Alaaddin Yılmaz, HSK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü
Cirit, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yaman, hakim ve savcılar katıldı.
Sempozyumda konuşma yapan HSK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz,
özellikle 2016 yılında Fetullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması’nın
hain darbe girişiminden sonra 4 bine yakın meslektaşlarının uzaklaştırıldığını
ve bu yüzden sıkıntılı duruma düştüklerini ifade etti.
Adaletin eskiden de tartışıldığını ama şimdi daha geniş
kesimler tarafından tartışılır hale geldiğini söyleyen Yılmaz, “ Bunun hem iyi
hem de kötü tarafı var. İyi yönü, üzüm yemeye yönelik her eleştiri baş tacıdır.
Ama eleştiri bağcı dövmeye dönüşürse işte o çok büyük bir haksızlık oluyor. Hem
bize hem adalete hem de ülkeye büyük haksızlık. Şunu hiç kimse unutmasın, eğer
adalet çökerse devlet çöker. Adalet mülkün temelidir sözü adliye binalarında ve
duruşma salonlarına asılmış süsten ibaret değildir. Hakikaten adalet mülkün
temelidir, yani devletin. Onu yok ettiğiniz anda devletin çökmesi mukadder
değil muhakkaktır. Buna emin olun. O yüzden sorumlu olan herkes, özellikle
siyasetçilere rica ediyorum, iktidar, muhalefet herkes adalet konusunda çok
duyarlı olmalı. Adalet eleştirileri son derece sağlam bilgilere dayanmalı ve
yapıcı olmalı. Adalet sadece hükumetlerin meselesi değildir. Hükumeti
eleştirirken kullanılacak herhangi bir argüman da değil. Çünkü adaletsizlik
inancının yayılması ve devletin zaafa düşer hale gelmesi sadece hükumetlere
değil topumuza zarar verecek” dedi.
“ADALET SORUNLARINI
EN İYİ BİLENLER BİZİZ”
Adaletle ilgili sorunları iyi bildiklerini ve adaletin
sadece bugün değil dün de hata yaptığını kaydeden Yılmaz, “Türkiye’de adaletin
2016’dan sonraki sürecini düşünürsek en büyük sorunumuz bilgi seviyesi
açısından noksan tecrübesiz hakim ve savcılar. Bunları biz de biliyoruz ama
diğer yandan bizim alt yapı eksikliklerimiz. Adalet sadece bugün değil dün de
hata yapıyordu. Bir kaç dava üzerinden Türkiye’de adalet yoktur demek ve bu
inancı yaygınlaştırmak hiç kimseye yarar sağlamaz” şeklinde konuştu.
“DARBE TEŞEBBÜSÜNDEN
SONRA ERTELENEN BİR TEK DURUŞMA OLMADI”
Hagin FETÖ/PDY darbe girişimininden sonra Pazartesi günü
adliyeleri açık tuttuklarını ve hakim yada savcı yokluğundan hiç bir duruşmayı
ertelemediklerini, bu çabayı gösteren hakim ve savcıların fedakarlığının
görmezden gelinemeyeceğini belirten Yılmaz, “2016 yılı rakamlarına göre
hakimlerimiz 2,5 milyon ceza davası, 3,5 milyon hukuk davasını gördü. Bir gün
içinde Ankara adliyesine belki 80-100 bin kişi, İstanbul adliyesine 100-150 bin
kişi adalet arayışı için gidiyor. Bu davaların içinde sadece belli davalar yok,
gasp, ırza geçme, adam öldürme, ticari ve boşanma davaları var. Biz hain darbe
teşebbüsünden sonra bile Pazartesi günü adliyeleri açık tuttuk, tek hakimsiz
mahkeme olmadı. Hakim yokluğundan ertelenen tek duruşma olmadı. Hiç bir devlet
bunu başaramaz. Eğer bu kadar iş yükü altında çaba gösteren hakimlerin bu
fedakalarlığını görmez ve Türkiye’de adalet yok denirse evvela o hakim ve
savcılara büyük haksızlık yapmış oluruz. Biz eksikliklerimizi herkesten iyi
biliyoruz, eğitim yoluyla bu eksiklerimizi hızla gidereceğiz. Yeni alımlarla
birlikte, Pazartesi günü bin 300 hakim ve savcı kura çekerek görev yerlerine
gidecek. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde adliyenin bu sorunların bir çoğunu
konuşmayacak hale geleceğiz” dedi.
“SUÇU SADECE CEZAYLA
ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Kadın ve çocuklara yönelik cinsel istimarla ilgili meclis
çalışmaları ile ilgili de açıklama yapan HSK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz şunlar
kaydetti.:
“Aslında ceza kanunumuzdaki istismarı önleyecek maddeler
mücadele için az değil. Meclis daha yeni ne düzenleme yapabiliriz diye çalışma
yapıyor. Ama sonuçta sadece cezayla suçu önlemek mümkün değil. Suçu ortadan
kaldırmaya yönelik başka davranışlarla birlikte düşünmeliyiz. Bununla sadece
cezayla mücadele ederiz diye düşünürsek yanıltır bizi. Ama meclis yine de ek
tedbirler olarak neler yapabiliriz arayışının içinde. Yakında uzlaşı halinde bir
teklif meclise gelecek.”








