Dolar
ABD Doları 48,8373
Euro
Euro 55,6775
Sterling
Sterling 64,7602
Altın
Altın 6.729,36
BOLU ÇOK BULUTLU
10,5
ÇOK BULUTLU

“İŞ CİNAYETLERİNİ VE İŞÇİ KATLİAMLARINI DURDURALIM

“İŞ CİNAYETLERİNİ VE İŞÇİ KATLİAMLARINI DURDURALIM

Ataman, geçen yıl 2 bin 6 işçinin, iş kazalarında hayatını
kaybettiğini belirterek, ülke genelinde her dört saatte bir işçinin evine ekmek
götürürken canından olduğunu kaydetti.


TMMOB Bolu İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Ataman, 3
Mart 1992 yılında 293 işçinin hayatını kaybettiği Kozlu’daki maden faciasının
yıl dönümünde, iş kazalarına dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı. Ataman,
açıklamasında, “3 Mart tarihi, ülkemizin en önemli maden facialarından biri
olan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği 1992 Kozlu Maden Faciasının
yıldönümüdür. TMMOB olarak bizler, ülkemizdeki iş cinayetlerine dikkat
çekebilmek, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin önemini vurgulamak için Kozlu
Faciası’nın yıldönümünü İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü olarak belirledik.


Acımasız sömürü koşulları, güvenliksiz çalışma ortamı,
alınmayan tedbirler, uyulmayan kurallar ve uygulanmayan denetimler nedeniyle iş
başındayken hayatını kaybeden tüm emekçilerin anıları önünde saygıyla eğiliyor,
ailelerine bir kez daha baş sağlığı diliyoruz.


Ülkemizde çalışma yaşamında yaşanan ölümler uzun zamandan
beri sistematik bir hal almıştır. Bu cinayetlerin failleri, kâr hırsını can
güvenliğinin önünde tutanlardır. Bu durumu görmezden gelen, gerekli denetimleri
yapmayan, sorumluları hak ettikleri biçimde cezalandırmayanlar da iş
cinayetlerinin müşterek failleridir.


“HER DÖRT SAATTE BİR
İŞÇİ ÖLÜYOR”


Basına yansıyan rakamlara göre geçtiğimiz yıl ülkemizde en
az 2006 kişi, işyerlerinde çalışırken hayatını kaybetmiştir. Yani ülkemizde her
4 saatte bir emekçi, evine ekmek götürebilme gayretinin bedelini hayatıyla
ödemektedir. Daha ucuza, daha çok ve daha hızlı üretim yapabilmek için kimileri
tersanede, kimileri inşaatta, kimileri boyahanede, kimileri madende, kimileri
tarla yolunda, kimisi yüksek gerilim hattında can vermektedir.


İş cinayetlerinin her yıl artması, ülkemizde insan hayatına
verilen önemin giderek düştüğünü gösterdiği kadar, iş sağlığı ve güvenliği
alanına ilişkin yasal mevzuatın ve denetimlerin yetersizliğini de gözler önüne
sermektedir.


İş cinayetlerini önlemek için atılması gereken ilk adım,
işçi sağlığı ve iş güvenliği konusuna kamusal bir anlayışla yaklaşmaktır.
Başta, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
olmak üzere bu alana ilişkin tüm yasalar, kamusal bir bakış açısıyla yeniden
düzenlenmelidir.


TMMOB ÖNERİLERİNİ
AÇIKLADI


Her şeyden önce emekçilerin gelecek kaygısı hissetmeyeceği,
güvenli bir çalışma ilişkisi yaratılmalıdır. Bunun için de İş Kanunu’nda yer
alan “telafi çalışması”, “denkleştirme”, “çağrı üzerine çalışma”, “kısmi süreli
çalışma”, “asıl işveren-alt işveren ilişkisi”, “geçici iş ilişkisi” gibi esnek
ve kuralsız çalışma hükümleri derhal kaldırılmalıdır.


Çalışma yaşamını esnekleştiren, iş güvencesini ortadan
kaldıran, işverenin işçiye karşı sorumluluklarını hafifleten, iş-işveren
ilişkisini dolaylı hale getiren her türden yasal düzenleme iptal edilmelidir.
Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılması önündeki her türden yasal ve fiili
engel kaldırılarak işçilerin kendilerini örgütlü ve güvende hissetmesi
sağlanmalıdır.


2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanunu’na rağmen iş cinayetlerinin her geçen yıl artması, Soma’da, Ermenek’te,
Elbistan’da, Şirvan’da, Şırnak’ta, 3. Havalimanı’nda birbiri ardına yaşanan iş
facialarının nedeni devletin ve işverenin sorumsuz tutumudur.


Eksiklikleriyle yasalaşan 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu, zaman içinde yapılan değişikliklerle tamamen işlevsiz hale
getirilmiştir. Kanun, TMMOB ve TTB başta olmak üzere meslek örgütlerinin katkı
ve önerileriyle, kamusal bir bakış açısıyla yeniden düzenlenmelidir.


Bu düzenlemeyle birlikte;


İşyerlerine verilecek işçi sağlığı ve iş güvenliği
hizmetleri bir kamu hizmeti olarak ele alınmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliği
ticari kuruluşların kâr alanı olmaktan çıkartılmalıdır.


İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenleme ve
denetimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yanı sıra, Sağlık
Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali
yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına
ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve
kararlaştırılmalıdır.


İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında görev
verilen mühendis ve mimarların işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması
konusundaki görevlerinin bir danışmanlık hizmeti olduğu kabullenilmeli ve asıl
sorumluluğun devlet ve işverende olduğu bilinci yerleştirilmelidir.


Bizler TMMOB olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra
da, insan yaşamının her şeyden önce geldiğini vurgulamaya devam edeceğiz.
İşverenin kar hırsının, siyasi iktidarın politik önceliklerinin emekçilerin
hayatlarını çalmasına izin vermeyeceğiz. Bu anlayışla, devlet ve işvereni işçi
sağlığı ve iş güvenliği konusunda sorumlu davranmaya, tüm kamuoyunu da iş
cinayetlerine karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.


 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bolu İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Ataman 3 Mart 1992 yılında 293 işçinin hayatını kaybettiği Kozlu’daki maden faciasının yıl dönümünde basın açıklaması yaparak “Kozlu Faciası’nın yıldönümünü İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü olarak belirledik.” diye konuştu.

Boludabolu Avatar
BoludaBolu
02 Mart 2018
Paylaş:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir