Mahkeme Heyeti
Başkanı Han: “(Sanığın ağlayarak hiçbir şey yapmadığını söylemesi üzerine)
PKK’nın Bekaa kampı neyse ya da diğer terör örgütlerinin kampları neyse bu okul
ve yurtlar da Fetullah Gülen terör örgütünün kamplarıdır ve siz tam da bu
kamplarda çalışmış durumdasınız. ‘Benim ilgim yok’ diyorsunuz ama bu okul ve
yurtlar, terör örgütü üyesi yetiştirme merkezi gibiydi”
Bolu’da, Fetullahçı
Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) gizli haberleşme
programı olan ByLock’u kullandıkları iddiası ile haklarında “terör örgütü
üyesi olma” suçlamasıyla dava açılan 3’ü firari 11’i tutuklu 20 sanığın
yargılanmasına başlandı.
Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nce belediyenin nikah salonunda
görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve yakınları
katıldı.
Kimlik tespiti ve iddianame özetinin okunmasının ardından,
sanıklar savunma yapmaya başladı.
Tutuksuz sanık M.S, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde
(AİBÜ) araştırma görevlisiyken açığa alındığını belirterek, hakkındaki
iddiaları ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
FETÖ ile hiçbir şekilde bağlantısı bulunmadığını öne süren
M.S, “15 Temmuz’dan sonra hakkımda ByLock kullandığım iddiası ortaya
atıldı. Bu nedenle açığa alındım. Kurum araştırmam henüz çıktığı için halen
açıktayım ancak ben adı geçen programı hiçbir şekilde kullanmadım.” dedi.
ByLock’a 56 defa erişim sağlandığı iddia edilen tutuklu
sanık S.A. ise hayatının hiçbir döneminde bu örgütle bir bağlantısının
bulunmadığını ileri sürerek, “AİBÜ’de ders verdiğim öğrencilerim bu
hususta dinlenebilir. Benim örgütle bağlantıma ilişkin bir delil bulunamayacağı
kanaatindeyim. İddianamede yalnızca ByLock bulunduğu gerekçe gösterilmiştir.
Ben bu programı indirip kullanmadım. Tespitte teknik bir hata olduğunu
düşünüyorum.” diye konuştu.
Örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmeyen sanık S.A, çocukları
ve ailesinin mağdur olduğu aktararak, tahliyesini talep etti.
Örgüte bağlı yurtlarda müdürlük yaptığı iddiasıyla hakkında
dava açılan tutuksuz sanık M.B. de savunmasında, AİBÜ Sınıf Öğretmenliği
Bölümü’nü kazanarak Bolu’ya geldiğini anlatarak, “Kayıt için geldiğimde
birçok yurdun broşürlerinin dağıtıldığını gördüm. Kalacak yerim olmadığı için
örgüte ait Muradiye yurdunu gidip gördüm. Kalabileceğimi düşünerek görüştüm ve
2 ay kadar orada kaldım. Daha sonra okuldan iki arkadaşla ev tutarak ayrıldım.
Üniversiteden mezun olunca Bolu’da iş aramaya başladım. KPSS’yi kazanamamıştım.
Fehime Daylan Kız Öğrenci Yurduna başvurdum. Burada önce müdür yardımcısı,
ardından müdür olarak çalıştım.” diye konuştu.
Aynı davada tutuklu yargılanan Gökhan B. ile 2014 yılının
ekim ayında evlendiğini anlatan M.B, “Devletime ve milletime zarar
getirecek hiçbir faaliyette bulunmadım. Bu yüzden hakkımdaki örgüt üyeliği
suçlamasını kabul etmiyorum.” iddiasında bulundu.
Sanık M.B’nin ağlayarak ısrarla hiçbir şey yapmadığını
söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Seyfi Han, “PKK’nın Bekaa kampı neyse ya
da diğer terör örgütlerinin kampları neyse bu okul ve yurtlar da Fetullah Gülen
terör örgütünün kamplarıdır ve siz tam da bu kamplarda çalışmış durumdasınız.
‘Benim ilgim yok’ diyorsunuz ama bu okul ve yurtlar, terör örgütü üyesi
yetiştirme merkezi gibiydi.” ifadelerini kullandı.
Sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından,
cumhuriyet savcısı tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini
talep etti.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan E.S, S.A, T.Y. ve
Y.Y’nin yurtdışına çıkış yasağı şartı ile tahliyelerine, diğer 7 sanığın ise
tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ağır
Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen 35 sayfalık iddianamede, firari durumda olan
Haris Dikici, Murat Torlakoğlu ve Zeynep Hazar ile birlikte 11’i tutuklu toplam
20 sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7
yıl altışar aydan on beşer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.










