Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, televizyon
yapımcısı Armağan Çağlayan’ın 169Sekiz adlı YouTube kanalındaki Gör Beni adlı
programına konuk oldu. Programda Çağlayan’ın sorularına samimi cevaplar veren
Özcan, çocukluk yıllarından itibaren siyasetçi olmak istediğini söyledi.
Başkan Özcan’ın anlattıklarından satır
başları şöyle:
BELEDİYE BAŞKANLIĞI SİYASETE BAŞLAMA AMACIMDI
“Benim ailemde siyasetçi yok. Anne baba emekli öğretmen
ikisi de. Ailede hiç aktif siyaset yapan olmamış. Ben çocukluk yıllarımdan
itibaren siyasetçi olmayı kafaya koymuştum. 1999 yılında da Türkiye’nin en genç
belediye meclis üyesi seçilmiştim. O zaman seçilme yaşı 25’ti. Belediye
başkanlığı benim siyasete başlama amacımdı. Sonra iş milletvekilliğine evirildi.
Hatta kendimi hazırlamak için hukuk fakültesinden sonra yerel yönetimler
üzerine yüksek lisans bile yaptım.
BELEDİYE BAŞKANLIĞI DÜNYANIN EN ZOR İŞİ
Belediye başkanlığı milletvekilliye göre çok daha
etkin ve aktif bir görev. Herkesin sorunları ile ilgileniyorsunuz. Herkesin
hayatına dokunuyorsunuz. Belediye başkanlığı milletvekilliğine göre en zor iş
hatta şunu iddia ediyorum. Belediye başkanlığı dünyanın en zor işi. Hiçbir
zaman kendi kendinize bile kalamıyorsunuz.
DÜZENSİZ GÖÇ POLİTİKASI DEVAM EDERSE…
Ben milletvekilinden bu yana sığınmacı konusunu dile
getirmiştim. Ülkede bu kadar Suriyeli yokken demiştim. Bu şekilde düzensiz göç
politikası devam ederse yakında birkaç milyon yabancı uyruk insan olacak ve
sonrasında bu iş mafyalaşmaya gidecek.
2019 seçimleri öncesi birden çok kuruluştan yardım
alan bütün yabancılara yardımı keseceğim demiştim ve seçimden sonra da bu
sözümü tuttum. Bununla ilgili o kadar çok soruşturma geçirdim ki sonucunda
takipsizlik kararı çıktı.
TÜRKİYE NÜFUSUNUN %10’U KADAR SIĞINMACI VAR
Tecrübeli bir siyasetçi olarak konuyu bu şekilde
Türkiye gündemine sokabileceğimi düşündüğüm için böyle dedim. Sonuç itibariyle
Türkiye artık bu meseleyi tartışıyor. Amacım neydi? Sayı artık 8 milyonu aştı.
Türkiye’nin nüfusunun %10’u kadar sığınmacı var bu ülkede. Bu sığınmacıların
geri dönmesi için ne mevcut iktidar ne de muhalefetin maalesef somut çözüm önerileri
yok. Bir devlet politikası olsun istedim.







